İçeriğe atla
Epigraflar Okuduğum kitaplardan, altını çizdiğim satırlar

Yüzyıllık Yalnızlık Gabriel García Márquez

Zaman, bellek ve unutuş üzerine

·epigraf·1 dk okuma

Yüzyıllık Yalnızlık kapağı

Geçmişin bir yalan olduğunu, belleğin geri dönüş yollarını tıkadığını, geçmişe yönelen her baharın bir daha geri gelmeyeceğini ve en tutkulu, en çılgın aşkın bile sonunda geçici bir durumdan başka bir şey olmadığını öğrenecekti.

Zamanın ilerlemediğini, yalnızca bir daire etrafında dönüp durduğunu fark ettiğinde artık çok geçti. İnsanoğlunun en büyük trajedisi, yaşlandıkça yalnızlaşması değil; yalnızlaştıkça geçmişin aslında hiç var olmamış bir hayalden ibaret olduğuna inanmaya başlamasıydı. Çünkü her şey unutulmaya mahkûmdu ve geriye kalan tek şey, unutuşun o ağır ve kaçınılmaz sessizliğiydi.

Yorumlar

Yorumunuz okunduktan sonra yayınlanır.

Aynı raftan

Yüzyıllık Yalnızlık / Gabriel García Márquez

Uykusuzluk illeti

Ertesi sabah, Kızılderili Cataure'nin evden gitmiş olduğunu gördüler. İçinden bir ses, dünyanın öbür ucuna da gitse bu ölümcül hastalığın peşini bırakmayacağını söylediği için, ablası onunla gitmedi. Visitacion'un…

·bölüm